⚠️ Dünya Meteoroloji Örgütü Küresel İklim Durumu Raporu - 2025
Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından yayımlanan bu rapor, küresel iklim sistemindeki tehlikeli bozulmayı ve 2015-2025 döneminin kayıtlara geçen en sıcak on bir yıl olduğunu çarpıcı verilerle ortaya koymaktadır.
Atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun rekor seviyelere ulaşması, yeryüzünün enerji dengesini bozarak okyanus ısınması, buzulların erimesi ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi geri dönülemez süreçleri hızlandırmıştır.
Metinde, bu çevresel değişimlerin sadece doğayı değil, aynı zamanda insan sağlığını, gıda güvenliğini ve ekonomik istikrarı da doğrudan tehdit ettiği vurgulanmaktadır.
Özellikle okyanusların aşırı ısı depolaması ve sıklaşan ekstrem hava olayları, ekosistemler üzerinde yüzyıllarca sürecek kalıcı hasarlar bırakmaktadır. Bu kaynak, mevcut iklim krizini bir “kırmızı alarm” olarak nitelendirerek, insanlığı fosil yakıt bağımlılığından kurtulmaya ve acil önlem almaya davet eden bilimsel bir çağrı niteliğindedir.
Rapor için ilgili kaynak en üstte, bu çalışmayı incelemenizi öneririm fakat yoğun gündeminiz arasında dinlemek için yukarıda podcast tadında sesli bir özet de bulunmakta.
iyi çalışmalar,
Gökhan Gürses
Karar Vericiler için Temel Çıkarımlar:
2015-2025 yılları arası, kayıtlara geçen en sıcak 11 yıllık dönem olarak tescillenmiştir. Özellikle Yer küre'nin enerji dengesizliği, son 65 yıllık gözlem süresinin en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Enerji Dengesi: Normal şartlarda güneşten gelen enerji ile uzaya yansıyan enerji eşit olmalıdır. Ancak sera gazları bu dengeyi bozmuştur.
Dengesizlik Seviyesi: Enerji dengesizliği 1960’tan bu yana artış göstermiş ve 2025 yılında rekor seviyeye ulaşmıştır.
Sera Gazı Konsantrasyonları: Karbondioksit (CO2), metan ve azot oksit seviyeleri son 800.000 yılın en yüksek seviyesindedir. 2024 yılında CO2 konsantrasyonundaki artış, modern ölçümlerin başladığı 1957’den bu yana görülen en büyük yıllık artıştır.
Sıcaklık Rekorları: 2015-2025 dönemi, kaydedilen en sıcak 11 yıl olmuştur.
2024 ve 2025 Verileri: El Niño etkisiyle 2024 yılı, sanayi öncesi dönemin 1,55 °C üzerinde bir sıcaklıkla en sıcak yıl olmaya devam etmektedir. 2025 yılı ise La Niña koşullarının geçici soğutma etkisine rağmen, sanayi öncesi ortalamanın 1,43 °C üzerinde kalarak tarihin en sıcak ikinci veya üçüncü yılı olmuştur.
Okyanuslar, iklim sistemindeki fazla ısının yaklaşık %91’ini emerek karalardaki sıcaklık artışına karşı bir tampon görevi görmektedir.
Isı Emilimi: Son yirmi yılda okyanuslar, her yıl insanlığın yıllık enerji kullanımının yaklaşık 18 katına eşdeğer ısı emmiştir.
Isınma Hızı: Okyanus ısınma hızı, 2005-2025 döneminde 1960-2005 dönemine kıyasla iki kattan fazla artmıştır.
Asitlenme (pH Seviyesi): 2015-2024 yılları arasında insan kaynaklı CO2 emisyonlarının %29’u okyanuslar tarafından emilmiştir. Mevcut yüzey pH değerlerinin son 26.000 yıldır görülmemiş seviyelerde olduğu tahmin edilmektedir.
Kriyosfer (Buzul ve Deniz Buzu) Durumu
Buzul Erimesi: 2024/2025 hidrolojik yılında referans buzullardaki kütle kaybı, kayıtlarındaki en kötü beş yıldan biri olmuştur. Özellikle İzlanda ve Kuzey Amerika’nın Pasifik kıyılarında olağanüstü kayıplar gözlemlenmiştir.
Deniz Buzu: 2025 yılında Arktik deniz buzu yıllık ortalama miktarı, uydu dönemindeki en düşük veya ikinci en düşük seviyededir. Antarktika deniz buzu ise 2023 ve 2024’ün ardından tarihin en düşük üçüncü seviyesine gerilemiştir.
Deniz Seviyesi Yükselmesi
Küresel ortalama deniz seviyesi 2025 yılında 2024’teki rekor seviyelere yakın seyretmiştir.
Deniz seviyesi, uydu ölçümlerinin başladığı 1993 yılına göre yaklaşık 11 cm daha yüksektir. 2012’den bu yana gerçekleşen yükselme hızı, kayıtların ilk dönemine göre çok daha yüksektir.
“Dünya gezegeni sınırlarının ötesine zorlanıyor. Her önemli iklim göstergesi kırmızı alarm veriyor. İnsanlık, kayıtlara geçen en sıcak on bir yılı geride bıraktı. Tarih on bir kez tekrarlandığında, bu artık bir tesadüf değildir. Bu, harekete geçme çağrısıdır.”
António Guterres / Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri











